PARETO ANALİZİ NEDİR?

Pareto analizi bir kalite diyagramı ve kalite kontrol araçlarından biridir. Ünlü İtalyan ekonomist Wilfredo Pareto tarafından 1897 yılında ortaya atılmıştır. Asıl amacı ülkede yaşanan gelir dağılımı eşitsizliğini gündeme taşımak olan ekonomistin yaklaşımını Amerikan iktisatçı M.C. Lorenz de 1907 yılında bir grafik ile desteklemiştir. 20-80 ilkesi olarak da bilinen bu yaklaşıma göre %80 geliri, %20’lik bir azınlığın elde ettiği; kalan %20 gelirin ise toplumun geri kalan %80’i tarafından paylaşıldığı öngörülmüştür. Günümüzde de problem çözümlerinde sıkça başvurduğumuz yöntemler arasındadır.

Pareto  Analizi, bir sorunun önemli sebeplerini, daha önemsiz sebeplerden ayırmak için kullandığımız bir çubuk diyagramıdır.  Kontrol çizelgeleri veya diğer veri toplama formlarına dayanılarak yapılan Pareto diyagramları bize dikkatimizi hangi önemli problemlere vereceğimiz konusunda yardımcı olur.  Bu diyagram giderek azalan bir düzende bilgi verir. Büyük kayıplara neden olan küçük sebeplerin belirlenmesinde büyük rol oynayan bu diyagramda en önemli adım problemlerin önem sırasına göre sıralanmasıdır. Bu sayede hangi sorunu öncelikli olarak ele almamız gerektiğini görmemiz kolaylaşır.

Pareto Analizinin Adımları

1.      Problem belirlenir.

2.      Probleme ait sorunlarla ilgili veriler kategorize edilir.

3.      En uygun ölçüm birimi saptanır

4.      Gerekli bilgiler toplanır

5.      Veriler listelenir.

6.      Grafik çizilir ve değerlendirilir.

Pareto Analizinin Yararları

·        Problemin içindeki en önemli neden kolayca belirlenir.

·        Hatalar kolayca saptanabilir.

·        Problemlerin % oranları kolayca hesaplanabilir.

·        Takım çalışmalarında ortak karar almayı kolaylaştırır.

·        Problemler kolayca karşılaştırılabilir.

3D PRINTER TEKNOLOJİSİNE GENEL BAKIŞ

3D Printerlar bilgisayar üzerinde tasarlanmış veya 3 boyutlu olarak taranmış modelleri, bir çok farklı malzeme kullanarak çok hızlı ve ekstra bir kalıp ya da fikstüre ihtiyaç duymadan üreten cihazlardır.
FDM (Fused deposition modeling) teknolojisi ile çalışan 3D Yazıcılar genellikle ABS ve PLA gibi termoplastik polimer malzemeler kullanmaktadır. Filaman formundaki malzeme yüksek sıcaklığa sahip bir nozül yardımı ile eritilerek katmanlar halinde inşa edilir.
3D Yazıcılar ile üretim yapabilmek için öncelikle bir 3 boyutlu modele ihtiyaç vardır. Bu alanda kullanılabilecek yazılımlardan bazıları, AutoCAD, SolidWorks, Google Sketchup, Rhino3D. Bu yazılımlar ile tasarlanan modeller STL dosyası olarak export edilerek 3D yazıcılar ile üretilebilmektedir.

3 Boyutlu Üretim Nedir ?
3 boyutlu üretim, masaüstü imalat yada ingilizce “additive manufacturing” katkısal üretim olarak da bilinen bir üretim yöntemidir. Hızlı prototipleme olarak bilinen bu teknolojide 3 boyutlu bilgisayar tasarımı gerçek bir objeye dönüştürülür. 3 boyutlu sayısal model STL formatına dönüştürülür ve 3D yazıcıya gönderilir. 3D yazıcı katman katman inşa ederek gerçek objeyi oluşturur.

3D Yazıcı Teknolojileri Nelerdir?
3D Yazıcılar bir çok farklı teknoloji kullanabilmektedirler. Teknolojiler arasındaki farklılıklar genellikle katmanların nasıl oluşturulduğu ile alakalıdır. 3D yazıcıların kullandığı bazı teknojileri sıralamak gerekirse, Seçici Lazer Sinterleme – SLS (Selective Laser Sintering), FDM (Fused Deposition Modelin), Stereolithograhpy en çok kullanılan 3D yazıcı teknolojileri arsındadır.

3D Yazıcı ile Neler Yapılabilir ?
3 Boyutlu olarak modelleyebildiğimiz  herşeyi plastik, seramik, metal ve hatta çikolatadan bile üretebiliriz. Kompleks modeller için daha yüksek çözünürlüğe sahip profesyonel cihazlar gerekmektedir.

3D PRINTER NASIL ÇALIŞIR?

1- Modelleme: Üretilecek olan ürünün 3 boyutlu tasarım programları (CAD) ya da 3 boyutlu tarama sistemleri ile bilgisayar datası oluşturulur. Oluşturulan model genellikle STL dosya formatına çevrilerek 3D baskı sürecine geçilir.
2- 3D Baskı: 3D baskı işleminde obje katmanlar halinde üst üste serilerek oluşturulur. Günümüz teknolojisinde bu katmanlar plastik eritme, laset sinterleme, stereolitografi gibi farklı yöntemler ile gerçekleştirilebilmektedir. Makinenin bu katmanlar sırasındaki takım yolunu takip etmesi için STL dosyası hazırlanmış model dilimleme yazılımı ile katmanlara ayrılır.
3-Yüzey İyileştirme: 3D printer ile gerçekleştirilen objeler geleneksel teknolojiler ile karşılaştırıldığında boyutsal açıdan daha hatalı olabilmektedir. Bu nedenle kritik objelerde son bir yüzey temizleme, iyileştirme ve son ölçüye getirme işlemi uygulanabilmektedir.

ERP HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER & UYGULAMALARI

ERP (Enterprise Resource Planning / Kurumsal Kaynak Planlama) sistemleri, hizmet sunan veya üretim yapan firmaların tüm süreçlerinin bir arada yönetilmesine imkan sağlayan sistemlerdir.

 ERP sisteminde amaç; muhasebe, finans, satış-dağıtım, üretim planlama, stok yönetimi, satınalma, üretim, pazarlama, kalite yönetimi, insan kaynakları, bakım-onarım yönetimi gibi fonksiyonlar arasındaki işbirliği ve etkileşimi geliştirmektir.

 ERP uygulamaları, belirlenmiş bir başlangıç ve bitiş tarihi olan, zaman, bütçe, insan gibi sınırlı kaynaklarla gerçekleştirilen bilişim projeleridir.

 ERP sistemi temin sürelerini ve maliyetleri global (işletme genelinde) bir anlayışla azaltma amacına yöneliktir.

ERP‘NİN ORTAYA ÇIKIŞ NEDENLERİ NELERDİR?

·        Küreselleşme ve uluslararası rekabet,

·        Bilgi teknolojisinin sağladığı yeni olanaklar,

·        Uluslararası dağıtım zincirlerinin yaygın ve daha etkin kullanılır hale gelmesi,

·        Çok tesisli organizasyonların iyi idare ve kontrol edilmesi ihtiyacı,

·        Ürün ve üretim politikalarındaki rekabete bağlı değişmeler…

ERP SİSTEMİNİN FAYDALARI NELERDİR?

·         Rekabetçi baskılara ve piyasa fırsatlarına daha hızlı tepki verme,

·         Stoğun azaltılması,

·         Direkt işlem maliyetlerinin azaltılması,

·         İşletme içi koordinasyon artışı,

·         Stratejilere uygun işletme yönetimi,

·         Stratejilerin sonuçlarını değerlendirme olanağı,

·         Bilginin kesintisiz biçimde paylaşılması,

·         Kullanılan bilginin kalitesinin geliştirilmesi,

·         Üretim performansı artışı,

·         Zamanında ürün teslimatının artması,

·         Daha az kağıt kullanımı…

BAŞLICA ERP MODÜLLERİ HANGİLERİDİR?

   CRM (Customer Relationship Management)

·        Müşteri ilişkileri yönetimi

 HCM (Human Capital Management)

·        İnsan sermayesi yönetimi

  Üretim Planlama ve Kontrol

·        Üretim planlaması

·        Üretim siparişleri

·        Kapasite planlaması

 Finansal ve Maliyet Muhasebesi

·        Finansal muhasebe

·        Sabit kıymetler muhasebesi

·        Maliyet merkezi muhasebesi

·        Maliyet taşıyıcıları muhasebesi

 Lojistik

·        Ürün ağaçları

·        Rotalar

·        Satınalma

·        Envanter yönetimi MRP

·        Ürün maliyetlendirme

  DOC (Document)

·        Doküman yönetimi…

ERP YAZILIMI SEÇİM KRİTERLERİ NELERDİR?

·         İhtiyaca uygunluk – Fonksiyonalite,

·         Organizasyona uygunluk – Tasarım,

·         Dökümantasyon ve Destek,

·         Teknik Kriterler,

·         Güvenilirlik ve Kanıtlanmışlık,

·         Metodoloji ve Danışmanlık…

MODÜLER UYGULAMA AŞAMASI NASIL OLMALIDIR?

Bir ERP  paketi birçok modülden oluşmaktadır. Her modül hemen hemen kuruluşun bir sürecine veya bir alt sürecine karşı gelir. Modüllerin hepsinin birden uygulamasına başlamak kuruluş içinde kargaşa yaratabilir. Bunun için önceden kuruluşun bir süreç haritası hazırlamış olması beklenir. Bu haritada süreçlerin birbirleri ile ilişkileri ve öncelikleri belirlenmiş bulunmaktadır. Bu önceliklere ve önemlerine göre modüller uygulanmaya alınmalıdır. Örneğin, ÜRÜN AĞACI modülü ilk uygulanacak modüldür.

Hatta bazı çevreler, modüler uygulamayı daha da ileri götürerek paketin satın alımının modül modül yapılmasını önermektedirler.

ERP  kuruluş için bir değişim demektir. Bütün süreçlere uzanan bu değişim, ancak hazmedilebilecek bir tempoda başarıya ulaşabilecektir. Önce, bütün birimler, süreç sorumluları bu değişime hazırlıklı ve kabul edebilir bir durumda olmalıdırlar. İkincisi, üst yönetimin kararlılığı ve desteği de kaçınılmazdır.

5S ÜRETİM YÖNTEMİ & PLANLAMASI

5S NEDEN ÖNEMLİDİR?

 Son dönemlerde sıkça karşımıza çıkan bir sorudur “işletmeleri nasıl daha verimli hale getirebiliriz?”sorusu. Cevabı içeriği kadar da yalın, 5S yöntemi.İşletmelerde verimsizlik malzemelerin dağınıklığından, düzensizliğinden, çalışma ortamının kirliliğinden, ekipmanların arızalarından ve daha birçok sebepten dolayı hem işgücü hemde kalite de kayıplar yaşanmasına sebep olmaktadır. Bu problemlerin çözümü zor gibi görünse de sistematik düzenlemeler sayesinde ortadan kaldırılabilir. Bu sistematik çözümlerin başında 5s gelmektedir. 5s sayesinde hem basit hemde işletmenin en küçük ayrıntıları denetlenir duruma gelir.

5s metodolojisi ; Japonca Seiri (Sınıflandırma), Seiton (Düzenleme), Seiso (Temizlik), Seiketsu (Standartlaştırma), Shitsuke (Disiplin) kelimelerinin baş harflerinden meydana gelmiş bir yöntemdir. Yaşamımızın her alanında iyileştirmeleri hedefleyen bir yaklaşımdır. İnsanoğlu çevresinin düzenli ve temiz olması için çaba gösterir. 5s’de bu düzen ve temizliği daha standart hale getirerek yapar.

Daha tertipli, daha düzenli ve daha temiz iş alanları yaratarak;

•    Maliyetleri azaltmak,
•    Verimliliği arttırmak,
•    Kaliteyi artırmak,
•    İş kazalarını azaltmak, iş güvenliğini arttırmak,
•    İşyeri kontrolünü kolaylaştırmak
•    Termin sürelerine uyumu arttırmak,
•    İsrafı ve kayıpları azaltmak,
•    Üretim alanları ve tesislerinin etkin kullanımını sağlamak
•    Arızaları azaltmak,
•    Ürün, kalıp, tip değişim zamanını azaltmak,
•    Makine, ekipman, malzeme ve stokların yerleşim konumlarını kontrol altına almak,
•    Daha temiz, düzenli ve güvenli bir iş ortamı ile çalışanların motivasyonunu arttırmak,

5S Nerelerde Uygulanabilir?

a) Üretim sahaları

b) Atölyelere

c) Makinelere

d) Depo alanlarına

e) Ofislere

f) Evlere

5s Adımları;

1-Sınıflandırma : (Seiri)

 Başından sonuna hedef alandaki her şey gerekli ve gereksiz diye sınıflandır. Bir çok firmada ” bir gün lazım olur o yüzden hazır olsun ” diye ama uzun süre ihtiyacını duymayacakları bir çok eşya veya malzeme bulunur. Bu gereksiz malzeme zamanla artarak çeşitli problem ve çöpe yol açar. Kullanım sıklığını belirlerken,

·        Grup veya bireyin kullanım sıklığını göz önünde tutmalı

·        Kullanılan teknik dokümanları veya malzemeleri etiketlemeli

·        Ne kadar süreyle kullanıldığı tespit edilmelidir.

2-Düzenleme : (Seiton)

 Düzen adımı sürekli ihtiyaç duyulan tüm malzeme, demirbaş, el aletlerinin nerede tutulacağına karar verip organize edildiği adımdır. Amaç ihtiyaç duyulan tüm malzemelere mümkün olan en kısa sürede ulaşmaktır. Bu adımda tüm bu malzemeler çalışma alanına en yakın şekilde ergonomi ve iş güvenliği göz önünde bulundurularak düzenlenir, yerleştirilir ve işaretlenir.

3- Temizlik : (Seiso)

 Temizlik adımının amacı tertemiz bir alan yaratmak, sıfır kirliliği gerçekleştirmek ve verimsizliği en aza indirmektir. Çalışanlar kendi alanlarını temizliğinden sorumlu olmalıdırlar. Bu adımda sahasını tanıyan çalışan tüm kirlilik kaynaklarını tespit eder ve Kaizenler yaparak iyileştirme yoluna gider. Çeşitli temizlik yöntemleri geliştirilerek standartlaştırma yoluna gidilir. Hızlı bir temizlik için; önce yatay yüzeylere sonra dikey yüzeylere daha sonra dolap ve raf içlerine bakınız.

4-Standartlaştırma : (Seiketsu)

 Standartlaştırma adımı düzenleme ve temizlik aşamalarında elde edilen kazanımların korunması içindir. Bu adım sayesinde ;

·        Sıfır Karışıklık

·        Sıfır Gereksiz parça

·        Sıfır Kirlilik meydana gelmiş olur.

 5- Disiplin : (Shitsuke)

 Standartlara bağlılığın sürekli haline getirilmesi, faaliyetleri geliştirmeyi sağlama adımıdır. Herkes her an çalışma alanını ve ekipmanını denetlemeli ve yeni katılan her ekip üyesine gerekli eğitimi vermelidir. Çalışma alanı artık kendiliğinden harekete geçmelidir. Disiplin adımının faydaları;

1.      Çalışanların sorumluluk bilincini geliştirir

2.      Çalışanların özgüveni artar

3.      Çalışanın rolleri belirlenir

4.      Çalışan varlığını hissettirir

5.      Geriye dönüşler yaşanmadığı için faaliyet kaybı yaşanmaz.

6.      Çalışanların motivasyonu artar.

KAIZEN FELSEFESİ VE UYGULAMA SÜREÇLERİ

“Kai” kelime anlamı olarak “değişim”, “zen” ise “daha iyi” anlamına gelmektedir. “Kaizen felsefesi” Japonların sürekli iyileştirme ve sürekli geliştirmeyi hedefleyen felsefesidir. Peki kaizen felsefesi iş dünyasına nasıl uyarlanabilir?

Mükemmele ulaşma arzuyla sürekli daha iyisini yapmak için çalışma ve kendini geliştirme felsefesine Kaizen deniyor. Japon geleneklerinden beslenen Kaizen, yaşam tarzına göre geliştirilerek iş dünyasına uyarlandı ve sonra da tüm dünyaya yayıldı. Kaizen felsefesindeki iyileşme sonuca değil sürece odaklanıyor. Kaizen, daha iyiye ulaşmak için küçük ama sürekli adımlarla ilerlemeyi öneriyor. Bu sayede uzun vadeli sonuçlar elde ediliyor. Oysa Batının iş dünyası hızlı hareket etmeye ve buna bağlı olarak hızlı sonuç almaya odaklanıyor.

Damlaya Damlaya “Kaizen” Olur

Özellikle globalleşme ile artan rekabet, hızla değişen teknoloji ve müşteri beklentilerinin artışı daha hızlı davranmayı gerekli kılıyor. Yavaş ama devamlı bir ilerlemeyle sonuç alma felsefesi, bizdeki “Damlaya damlaya göl olur” atasözüyle özdeşleştirilebilir.

Doğu ve batı arasındaki bu temel yaklaşım farklarında da görüleceği üzere, pek çok Batılı şirket ve yönetici bu felsefeye temkinli yaklaşıyor. Kaizen felsefesi genellikle sektörel bazda ilgi görüyor. Örneğin üretim ve pazarlama alanlarında daha fazla yer bulurken, teknolojinin yoğun olduğu iş kollarında ve finans sektöründe daha az kullanılıyor.

Her ne kadar Kaizen sonuç değil süreç odaklı desek de, süreçte gerçekleşen iyileştirmelerin sonucu etkileyeceği unutulmamalı. Süreç odaklı iyileştirmenin sürekliliğinin olacağını göz önünde bulundurursak, bu iyileştirmenin kalıcı ve etkin olacağını da kabul edebiliriz. Bu sayede çalışanlar yaptıkları işin ve uyguladıkları sürecin sonuca olan etkilerini daha net görüp anlayabilirler. Bu hem katılımı artırır hem de çalışanları motive eder.

Kaizen’in temel amacı şirketlerin daha az maliyetle, daha kaliteli ve hızlı iş yapmalarını sağlamak. Bu hedeflere erişme konusunda engel teşkil eden tüm problemler bulunmalı ve ortadan kaldırılmalı. Bu yüzden edinilmesi gereken ilk Kaizen prensibi, problemlerin var olduğunu kabul etmektir. Sorunlar yaşamak için değil, çözülmek için vardır. Diğer bir deyişle, sorun olmayan yerde gelişme de olamaz. Problemleri çözmek için atılması gereken ilk adım, onları kabul ederek görünür kılmak olacaktır. Ancak süreç problem çözmekle tamamlanmıyor. Çözümün pekiştirilmesi ve standartlaştırılması, bir daha gerçekleşmemesi için gereken önlemlerin alınması gerekiyor.

Kaizen bir iyileştirme yaklaşımı olduğundan, çok büyük yatırımlara ihtiyaç duyan, her şeyin baştan yapılmasını gerektiren değişiklikler bu süreçte yer almıyor. Dolayısıyla büyük atılımlar, buluşlar ya da teknolojik yeniliklerin uygulanması gibi çalışmalar Kaizen felsefesinde ele alınmıyor. Bunun yerine daha az maliyetli, çaba gerektiren, çoğulcu katılımla sağlanacak gelişmeleri hedef almak gerekiyor.

Kaizen felsefesinde insan çok önemlidir. Öncelikle insan, problemin nedenlerinden biri olarak değil, problemi çözecek unsur olarak tanımlanmıştır. İnsanların görev ve unvanları ne olursa olsun birbirlerini suçlamak yerine problemin çözümüne katkıda bulunmaları bekleniyor. Sürekli iyileştirme sadece kalite çemberi üyelerinin değil, tüm çalışanların görevi. Öncelikle insanlar kendi sorunlarıyla ilgilenmeli ve organizasyon problemlerine yönelebilmek için bu sorunlara çözüm bulmalı. Şirket içi problemlerine gelindiğindeyse, varolan problemlerin herkesin problemi olduğu ve sorundan herkesin sorumlu olduğu kabul edilmeli. Bu açıdan Kaizenprensipleriyle yönetilen bir şirkette, problemi herkes sahipleneceği için sorumlusu belli olmayan, ortada kalan bir konu olmaz.

Kaizen insan odaklıdır, ancak bu iyileştirmeleri düşünen, planlayan ve hayata geçiren bir “süper” çalışan olmamalı. Kaizen bireysel çalışmayı baştan reddediyor, tüm faaliyetlerin bir ekip çalışmasıyla yapılması gerektiğinin altını çiziyor. Ekibin yaygın bir şekilde Kaizen felsefesini anlayıp tekniklerini kullanması, bir müddet sonra herkesin sorun çözebilme yeteneği kazanmasını sağlıyor. Yani bir süre sonra tüm çalışanlar “süper” olacak, merak etmeyin.

Kaizen uygulama süreci dört ana adımdan oluşuyor;

 Planla

– Bu adımda iyileşmenin hedefleri belirleniyor. Hedef belirlerken tamamen ekonomik kazançlar hedef alınmamalı. Amacın daha fazla kâr değil, daha fazla kalite olduğu unutmamalı.

– Mümkün olduğunca basit, az yatırım gerektiren konular arasında seçim yapılmalı.

– Bir ekip oluşturulmalı. Kaizen ekipleri hedeflerin büyüklüğüne göre iki ila dört kişi arasında olabilir. Şirkette aynı anda birden çok ekibin farklı konularda çalışma yapması bekleniyor.

– Daha sonra iyileşmesi gereken konu ile ilgili ölçümler için metrikler belirleniyor. Gerekli ölçümler yapılmadan sorunların çözüldüğünü ya da iyileşme sağlandığını söylemek mümkün değil.

– Kaizen için oluşturulan ekibe ihtiyacı olan kaynaklar sağlanmalı.

– Ekip, (beş adet neden, sebep ve sonuç diyagramı, beyin fırtınası, pareto analizi gibi) değişik analiz yöntemleri kullanarak mevcut durumu analiz ediyor, problemin kök nedenini buluyor ve yapılacak iyileşmeleri planlıyor.

Uygula

– Planlama aşamasında belirlenen iyileşme çalışmaları uygulanıyor.

– Planın eksiksiz bir şekilde uygulanması gerekiyor.

– Atılan her adımda veri toplanıyor.

– Planlanan iyileştirme çalışmalarının gerçekleştirilememesi durumunda Planlama aşamasına geri dönülüyor.

Kontrol Et

– Kaizen ekibinin uygulama sonuçları takip edilerek hedeflere ne kadar ulaşıldığı, herhangi bir sapma olup olmadığı belirlenmeli.

– Hedeflenen ile gerçekleşen arasındaki sapmaların önceden belirlenen sınırlar içerisinde kalması gerekiyor. Sapma çok ise planlama aşamasına geri dönülüyor.

– Elde edilen iyileşme miktarı mutlaka üst yönetime raporlanmalı.

Önlem Al

– Yapılan iyileştirmenin kalıcı olduğunda emin olunmalı.

– Bu yüzden alınan önlemlerin standartlaştırılması ve şirketin tamamına uygulanmalı. Bunu sağlamak için şirketteki her çalışanın eğitilerek bilgilendirilmesi ve eksiksiz bir şekilde yapıldığından emin olmak adına izlenmesi gerekiyor.

– Gerektiği takdirde iyileştirmenin sürekliliğini sağlamak için sürece kontrol noktaları eklenebilir.

BAŞARILI VE ETKİLEYİCİ SUNUM TEKNİKLERİ

SUNUM SONRASI HANGİSİNİ DUYMAK İSTERDİNİZ?

 Sunumlar eğitimin her düzeyinde ve mesleki hayatta önemlidir,

İletişim tüm öğretim faaliyetlerinin temelini oluşturur,

Düşünceleriniz ve siz, iletişim kurabilme yeteneğinize göre değerlendirilirsiniz,

Etkili sunum becerileri;

1)özenle kullanılan bir sözel/yazılı ifade,

2)anlamlı beden dili,

3)teknolojik görsel-işitsel araçların desteği.

Ayrıca, sunum sırasında kendinden emin, saygın ve ikna edici biçimde bilgilendirmek, yönlendirmek veya etkilemek önemlidir..

ETKİLİ SUNUM?

 ·       İstenilen Sonucu Elde Edebilmek,

·        Düşüncelerinizin Kabul Görmesi,

·        İnsanlar sizi ve düşüncelerinizi iletişim kurabilme yeteneğinize göre değerlendirecektir,

·        Sunumunuzun toplam etkisinin %60-90’ı iletişim kurabilme yeteneğinize bağlıdır..

Öğrenme ve Hatırlama Oranı

 Duyduklarımız : % 20

Gördüklerimiz: % 30

Duyduklarımız ve gördüklerimiz: % 50

Duyduklarımız, gördüklerimiz,  denediklerimiz: % 90

Sunumun Altı Aşamada Planlanması

1.Amaç belirleyin

 2.Dinleyiciler hakkında bilginiz olsun

 3.Taslak plan hazırlayın

AÇIK, NET ve BASİT !

4.Kaynak malzemeleri seçin

 5.Sunumu düzene koyun

 6.Pratik yapın ve kendinizi değerlendirin

 BEDEN DİLİ ÖĞELERİ

 Beden duruşu,

Mimikler,

Başın kullanımı,

Oturmak için seçilen yer,

Giyim,

Bakım ve makyaj,

Jestler,

Göz teması,

Ayakların kullanımı,

Oturma biçimi,

Mesafe,

Kullanılan aksesuarlar..

ETKİLİ KAPANIŞ

Konuşmanın sonuç bölümü, dinleyicilerin bir konuşmaya ilişkin hatırlama yapabilmesinde en etkili bölümüdür.

Dinleyicinin hafızasında kalan bölüm olması açısından da etkileyici bir nitelik taşımalıdır.

Bir konuşmanın en çok hatırlanan kısmı BAŞI & SONUDUR.

Sunum Kapanış Biçimleri;

1) Özetlemek,

2)Motive / Teşvik etmek,

3)Etki yaratmak,

4)Giriş ile bağlantı kurmak.

BENİ DİNLEDİĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM…

İŞ HAYATINDA FARK YARATAN YAZILIMLAR

Microsoft Office (Excel / Word / Point / Access)

Office programları bir şirket için olmazsa olmazların en başındadır. Mühendislerin yanı sıra herhangi bir kişinin dahi öğrenmesi gereken programlardır. 1989 yılında Microsoft tarafından tanıtılan işletim sistemlerinde birbirleriyle ilişkili masaüstü uygulamaları, sunucular ve hizmet sunan bir ticari ofis yazılım paketidir.

Kurumsal Kaynak Planlama Yazılımları (ERP)

Kurumsal Kaynak Planlama yazılımları, bir işletmenin, satıştan muhasebeye, üretimden insan kaynaklarına, stok yönetiminden satın almaya tüm süreçlerde gerçekleştirilen işlem ve verilerin bir araya getirilmesine yardımcı olan sistemlerdir. Kurumsal kaynak planlama sistemleri temel olarak değişik verilerin saklanabildiği bütünleşik bir veri tabanı kullanırlar.

Kurumsal Kaynak Planlama entegre ve bütünleşik bir yaklaşım sunar. Veri, öngörülen sürecin başında ERP sistemine girer, değişik departmanlarda işlenerek bilgiye dönüşür.

2D-3D Tasarım Programları (Solidworks /Autocad)

Solidworks, kullanıcıların kolayca tasanmlarını yapabildiği 3 boyutlu katı modelleme progamı olup makine sektöründe en sık kullanılan programlardan biridir. 3 Boyutlu bir bilgisayar destekli tasarım (3D CAD) yazılımıdır. SolidWorks Corporation 1993 yılında Jon Hirschtick tarafından Concord, Massachusetts`te kuruldu. Yazılımın ilk versiyonunu 1995`te piyasaya çıktı.

 Autocad tüm mühendislik ve mimari iş alanlarının vazgeçilmezi konumuna gelmiş 2 ve 3 boyutlu teknik çizim, modelleme programıdır. AutoCAD, Amerika Birleşik Devletleri merkezli Autodesk şirketinin 1980’lerin başından beri geliştirdiği bir bilgisayar destekli tasarım (CAD = Computer Aided Design) programıdır.

İstatistik Yazılımları (SPSS / Minitab)

SPSS, İngilizce açılımı Statistical Package for the Social Sciences (Sosyal Bilimler İçin İstatistik Programı) olan ve Sosyal Bilimler başta olmak üzere Eğitim Bilimleri, Sağlık Bilimleri ve Fen Bilimleri alanlarında, ayrıca kurum ve kuruluşlar tarafından Pazar araştırması yapmak amacıyla da sıklıkla kullanılan bir bilgisayar programıdır. Program Windows ve Mac bilgisayarlarda çalışmaktadır ve Microsoft Excell programına benzer bir görünüme sahiptir.

Minitab istatistik programı ile birçok işimizi saniyeler içerisinde yapabilmekteyiz. Random (Rastgele) sayı türetmekte bu işlevlerden sadece biri. Çok kısa süre içinde dilediğiniz kadar sayı türetebilirsiniz.

Simülasyon Yazılımları (Arena / Promodel)

Arena ve Promodel Sistem simülasyon programıdır. İstatistiksel verilerin alınması için de kullanışlıdır. Kuyruklardaki ortalama varlık sayısı, kuyruktaki maksimum ve minimum varlık sayısı, kaynağın kullanımda olduğu süreler gibi değerler elde edilebilir. Ayrıca üretimde hatalar, makinelerde arıza, yemek arası, molalar, belirli mesai saatleri belirlenerek model gerçekçi hale getirilir.

SQL Veri Tabanı

SQL, verileri yönetmek ve tasarlamak için kullanılan bir veritabanı yönetim sistemidir. SQL, kendisi bir programlama dili olmamasına rağmen birçok kişi tarafından programlama dili olarak bilinir. SQL herhangi bir veri tabanı ortamında kullanılan bir alt dildir. SQL ile yalnızca veri tabanı üzerinde işlem yapılabilir. SQL’e özgü cümleler kullanarak veri tabanına kayıt eklenebilir, olan kayıtlar değiştirilebilir, silinebilir ve bu kayıtlardan listeler oluşturulabilir.

Yazılım Dilleri (C+ / Matlab)

C+ AT&T Bell laboratuvarlarında, Ken Thompson ve Dennis Ritchie tarafından UNIX İşletim Sistemi’ ni geliştirebilmek amacıyla B dilinden türetilmiş yapısal bir programlama dilidir. Geliştirilme tarihi 1972 olmasına rağmen yayılıp yaygınlaşması Brian Kernighan ve Dennis M. Ritchie tarafından yayımlanan “C Programlama Dili” kitabından sonra hızlanmıştır. bugünkü birçok yazılımın temelini oluşturmuştur. Yazmak için derleyiciler kullanılır örneğin: DEV C++ gibi.

Matlab (matrix laboratory) sayısal hesaplama ve dördüncü nesil programlama dilidir. MathWorks tarafından geliştiriliyor. MATLAB, matrisişlenmesine, fonksiyonlar ve veri çizilmesine, algoritmalar uygulanmasına, kullanıcı arayüzü oluşturulmasına ve diğer dillerle yazılmış programlar ile etkileşim oluşturulmasına izin verir. C, C++, Java, ve Fortran dillerini içerir. öncelikli olarak sayısal işleme yönelik üretilmiş olmasına rağmen, isteğe bağlı olarak sembolik hesaplama yapabilen MuPAD sembolik motorunu kullanır. Ek paket, dinamik ve gömülü sistemler için Simulink’i, grafiksel çoklu alan simülasyonunu ve model tabanlı tasarımı ekler.

LİDER Mİ YOKSA YÖNETİCİ Mİ OLMAK İSTERSİNİZ?

LİDERLİK

Liderlik; belirli şartlar altında, belirli kişisel veya grup amaçlarını gerçekleştirmek üzere, bir kimsenin başkalarının faaliyetlerini etkilemesi ve yönlendirmesi sürecidir.
–Amaç
–Lider
–İzleyiciler
–Koşullar

•Lider yöneticinin yol haritasında tutkulu olmak başarmaya eşittir.
•Her engele çarptığında yeniden güç alarak onu aşmaya çalışır.
•Lider yönetici takım kurma becerisini geliştirir.
•Takım üyelerinin nitelikli ve işin uzmanı olmasına önem verir.
•Farklı düşünebilen yetenekli kişilerle çalışmaktan korkmadığı için kurduğu takımın niteliği kendi liderliğini de güçlendirir.

Liderliğin oluşması için liderin resmi yetkilerle donatılması şart değildir.
Lider ile yönetici eş anlamlı değildir.
Liderlik sadece organizasyonların üst kısımlarını işgal edenlere has bir süreç değildir.
–Kendilerini izleyenlerin sayısı,
–Gerçekleştirmek istedikleri amaçların niteliği,
–İçinde bulundukları koşullar.

•Lider yönetici farklılıklara hoşgörü göstermeyi, değişmeyle baş etmeyi ve yaratıcılığı yeşertmeyi öğrenen kişidir.
•Gerçek: Yöneticiler daha çok türdeş olan oluşumları yönetmeye isteklidirler.
«Uyum»,

«Birlikte davranma»,

«Bağlılık»,

«Bütünleşme»
•Lider yöneticiler çeşitliliğin yönetilmesinin çok zor olduğunu bilirler, bu nedenle farklılıklardan pek haz etmezler.
•Lider yöneticilerin çevrelerinde oluşan kadro, liderin beklentisi dışındaki yaklaşım, davranış ve düşüncelerin engellenmesiyle ilgilenirler .

Liderlik ile Yöneticilik -Benzerlikler

•Hem yöneticilik hem liderlik, insanların belli hedeflere yöneltilmesi ile ilgilidir.

•Hem yönetici hem lider bu yönlendirme ve etkileme işini yaparken bir güç kullanmaktadır.

•Hem yöneticilikte hem liderlikte, yönetici ve lider ile birlikte çalıştıkları insan grubu arasında yakın ilişki vardır.

•Bir işletmede her ikisi de gereklidir.

Liderlik ile Yöneticilik -Farklılıklar

•Yöneticilik bir meslek (kariyer) uygulamasıdır, liderlik ise insanları etkileyebilme ve harekete geçirebilme işidir.

•Yöneticilik formal bir organizasyon yapısı içinde gerçekleşir, liderlik için formal bir yapı şart değildir.

•Yöneticilik tanımlanmış hedeflere ulaştıracak işlerin en etkin şekilde yaptırılması ile ilgilidir, liderlik ise hedeflerin ve yapılacak işlerin belirlenmesi ile ilgilidir.

•Yöneticilik tanımlanan hedeflere ulaşma, liderlik ise değişim ve dönüşüm yapabilme işidir.

•İnsanları etkileme aracı;
–Yönetici için bulunduğu pozisyona (mevkiye) verilmiş olan yetki ve yaptırım uygulama hakkıdır.
–Lider için insanları etkilemekte kullandığı araç kişisel özellikleri, davranışları, insanlara verdiği vizyon, güven ve ilhamdır.

•Yöneticinin görev tanımı vardır, liderin görev tanımı yoktur.

•Yöneticilik bilimsel yanı ağır basan bir işken,liderlik sanat yanı ağır basan bir iştir.

•Yönetici, işleri doğru yapan, lider ise doğru işleri yapan kişidir.